Ziya Osman Saba Hayatı, Sanatı, Eserleri

Ziya Osman saba

Ziya Osman Saba (1910 – 1957) Şair, yazar, hukukçu, yayıncı, Yedi Meşalecilerin öncüsü

  • İstanbul’da doğan Ziya Osman Saba Galatasaray Lisesinden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.
  • Bankacılık, yayıncılık, milli eğitim bakanlığı basımevinde redaktör olarak çeşitli görevlerde bulundu.

Ziya Osman Saba Edebi Kişiliği / Sanatı

  • Çocuk yaşlarında şiir yazmaya başlamış, ilk şiiri 1927 yılında Servet-i Fünun dergisinde yayımlanmıştır.
  • Yedi Meşale adlı kitapta yayınladığı şiirlerle Yedi Meşaleciler topluluğuna dâhil olan sanatçı Meşale, İçtihat, Ataç ve Varlık dergilerinde yazılar yazmıştır.
  • Gösterişten uzak ve samimi söyleyişi ile tanınan Ziya Osman Saba; sade ve açık bir dil kullanmıştır.
  • Şiirlerinde ana tema genellikle çocukluk anıları ve geçmişe özlem, ince duygularla ifade edilmiştir.
  • Artık Yaşamak İçin isimli şiirinde geçmişe duyduğu özlemi şu şekilde kaleme almıştır:

Düşünceli yürürken, bir yol dönemecinde

Çıkacak ömrümüze beyaz dallarla bahar.

Hatırlatacak bize şen çocukluğumuzu,

Erguvanlı bir bahçe, mor salkımlı bir duvar.

  • Bununla birlikte ev ve aile sevgisi, Allah’a kulluk, kadere teslimiyet, küçük mutluluklarla yetinebilmek, ölümün yakınlığı, öbür dünya özlemi, yoksul insanlara acıma gibi insani konuları işlemiştir.
  • Batıdan gelen nazım biçimlerini kullandığı şiirlerini genellikle hece ölçüsüyle kaleme almıştır.
  • 1940 yılına kadar hece ölçüsünü ve klasik nazım biçimlerini kullanan Ziya Osman Saba daha sonraki şiirlerinin birçoğunda hece ölçüsünden ve geleneksel nazım şekillerinden uzaklaşarak kendine has bir serbest şiir biçimi oluşturmuştur.
  • Hikâyelerinde ise hatıralarını anlatmıştır.

Ziya Osman Saba Eserleri

Şiir

  • Sebil Ve Güvercinler
  • Geçen Zaman
  • Nefes Almak

Hikâye

  • Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi
  • Değişen İstanbul

Ziya Osman Saba Değişen İstanbul Adlı Öyküsü Hakkında

Ziya Osman Saba Değişen İstanbul adlı öyküsünde genç sayılabilecek yaşta yitirdiğimiz sanatçının gerçekleştirmeyi çok istediği bir tasarısı bulunmaktadır. Kendi hayatının romanını yazmaktır. Hayatı ile paralel olarak, içinde yaşadığı ve çok sevdiği İstanbul’un da değişerek geliştiğine şahit olmuştur. Bu sebeple hazırladığı esere İstanbul adını vermek istiyordu.

Bu romanı oluşturmak için hatıralarından bazı parçaları müsait oldukça hikâye şekline dönüştürüyordu. Bunların bir kısmı Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi’nde yayımlanmış, bir bölümü ise Varlık dergisi ve yıllık hikâye kitaplarında kalmıştır. Bunlar daha sonra Değişen İstanbul adıyla kitap haline getirilmiştir.

Bir cevap yazın